31

Surda anlasalim. Ilk 20 seneden bir halt anlasilmiyor. Bunalimlar, kendini hep cok akilli ve ardindan gelen “hassiktir yaa” cozulmeleriyle hep cok aptal hissetmeler, prensip sahibi olmaya calismalar, isyanlar, bu sefer oldular, yok aggbi olmayacaklar..

Sonraki 10 sene cok kiyak bak. Hic bosuna bogulmayin ask acilarinizin, varolussal bunalimlarinizin, ne bileyim kimlik kaygilarinizin icinde. 26 yas civarlarinda olmeye karar verip sonra da ” siktir et madem olucem hazir enerjim varken ne yasasam kar lan” cozumune vardigim bir zaman olmustur. bana kalirsa bundan kotusu olmaz o donemde. Eger birileri seni bir karanlik odaya kapatip her gun vucudundan bir parca kesmiyorsa tabii.

Yani aciniz sahitsiz kalmiyorsa siz bagirip cagirmasaniz da. O zaman aci cekmek guzeldir. Aci guzele yakisir. Zaten guzel cuval giyse yakisir. 

Daha sonraki 10 sene icin ahkam kesecek durumda degilim. Ama hipotalamusun eskisi kadar agir calismadigini biliyorum. Eskiden canimi yakan seyler simdi sadece sinirlendiriyor beni. Yeryuzundeki anlamsiz varligim eskisinden daha cok anlamli degil ama dunyanin vaatlerine karsi daha sabirsizim. Anne olmak istiyorum cunku birseyi hayatindan daha cok sevmenin (ki gercekten varsa oyle birsey) nasil bir sey oldugunu hissetmek istiyorum. Yeryuzundeki tecrubem mumkun mertebe tamamlansin diye.

Halbuki 26 yasimdayken gittigim doktora “bana bir ilac verin” demistim. “Bir ilac verin ki hicbirsey hissetmeyeyim. Ne aci ne sevinc umrumda degil. Bir okyanus sungeri olmak istiyordum cunku okyanus sungerleri asla kotu bir gun gecirmezler.

Aslinda ne istedigimi bilmiyordum. Kotu bir gun gecirmek istiyordum. Ve aglamak ve sarhos olmak ve telefon kulubelerinde sabahlamak.  Cunku genctim cunku guzeldim cunku genc ve guzelsen perisanlik ve keder seni sadece daha cekici yapar.

Artik ne istedigimi daha onemlisi neden istedigimi biliyorum.

Artik olümsüz degilim.

Ve her ne kadar bir halta yaramasa da bu dunyayi tanidigim icin memnunum.

ulan istanbul

Bir senedir ruyalarima giriyorsun; en guzel gulusunle, cakmak gozlerinle cilve yapiyor, beni cagiriyorsun. 

Oynak donek Istanbul, burnumda tutuyorsun, icime isliyorsun, simit-peynir diyorsun, kadikoy vapuru ve martilar ve balik-ekmek ve asmali, tunel diyorsun, raki diyorsun. gel. diyorsun. az diyorsun. oz diyorsun.

ulan istanbul kac kisiyle dolduruyorsun yoklugumu, kac kisiyle cilvelesiyorsun? Goruyorum ki kiriklarinin sayisi artik senin o sirfinti yureginin bile kaldiramayacagi rakamlara ulasmis.

ulan kaprisli kahpe hasretinden yandim, kitalar gectim, yoklugunda dustum kalktim, ac kaldim susuz kaldim, sana dayandim, hatirana dayandim, gozumu kararttim, sana geldim.

Ulan yosma, 5 gun oldu, ben sana geldim, bi gul artik be, bi ac, isilda, bir goster de vermezsen verme sonra yine.

Bugun kendimi, son noktaya gelene kadar sisirildikten sonra havaya birakilmis ve duvarlara, mobilyalara carpa carpa sonen bir balon gibi hissediyorum.

Gunaydin Pasifik.

bence

tanisaydiniz beni severdiniz.

nasilolacakbuis-deactivated2011 asked: ekşi sözlük yazarısın ?

yok, pek degilim..

bugun hayat, acmaya calisirken parcalanan sarap sisesi mantari gibi. oyle.

o degil de bi oya-bora vardi, o n’oldu?

Hani yillar sonra O’ndan bir e-mail gelir ya, yuregin agzinda tiklarsin, saniyeler o yillardan daha uzun gelir, sonra da o e-mail spam cikar ya hani; porno, viagra filan. 

Oyle birsey iste bazen hayat.